Kaydet
Kaydedildi

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE)‘ne Sunulan Bir Karar Önerisi Üzerine Değerlendirmeler:

22 Nisan 2026 tarihde Parliamentary Assembly of the Council of Europe (Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi) üyeleri tarafından Osman Kavala ile ilgili olarak bir karar önerisi (motion for a resolution) sunulmuştur. Bu karar önerisinin incelemesine geçilmeden önce Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi hakkında kısa bir bilgi vermek faydalı olacaktır.

1. Parliamentary Assembly of the Council of Europe – (Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi) – PACE

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE), Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren ve üye devletlerin ulusal parlamentolarını temsil eden danışma ve denetim organıdır. Bu yapı 1949 yılında kurulmuştur. Avrupa insan hakları sisteminin parlamenter boyutunu oluşturmaktadır. Bağlayıcı yasama yetkisine sahip degildir. Bunula birlikte önemli bir normatif ve siyasal etki alanı üretmektedir.1

PACE’in üyeleri, üye devletlerin ulusal parlamentoları tarafından kendi içlerinden seçilen temsilcilerden meydana gelmektedir. Üye dağılımı, devletlerin nüfus büyüklüğüne göre belirlenmekte olup, siyasi temsilde çoğulculuk esas alınmaktadır. Ayrıca üyeler, yalnızca ulusal delegasyonlar halinde değil, aynı zamanda Avrupa düzeyinde örgütlenmiş siyasi gruplar içerisinde faaliyet göstermektedir.

PACE’in en önemli işlevlerinden biri, “resolution” (karar) ve “recommendation” (tavsiye) olarak adlandırılan metinler aracılığıyla üye devletler üzerinde siyasal ve normatif baskı oluşturmaktır. Bu metinler hukuken bağlayıcı degildir. Fakat Avrupa Konseyi’nin yürütme organı olan Bakanlar Komitesi ve diğer Avrupa Konseyi organları nezdinde önemli sonuçlar doğurabilmektedir.

Karar önerisi (motion for a resolution) sunulması belirli usuli şartlara bağlanmıştır. Buna göre, bir karar önerisinin Meclis gündemine alınabilmesi için en az yirmi üye tarafından imzalanması ve bu üyelerin en az beş farklı üye devleti temsil etmesi gerekmektedir. Bu şart, karar önerilerinin uluslararası nitelik aşımasını ve dar ulusal çıkarların ötesine geçmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Sunulan karar önerileri, ilk önce ilgili komitelere sevk edilir. Burada raportörler tarafından incelenir. Komite aşamasında hazırlanan raporlar, karar önerisinin nihai metnini şekillendirmekte ve Genel Kurul’da yapılacak tartışmalara temel oluşturmaktadır. Nihai aşamada, Genel Kurul’da yapılan müzakere ve oylama sonucunda metin kabul edilirse karar “resolution” niteliği kazanmakta ve Avrupa Konseyi çerçevesinde önemli bir siyasi belge haline gelmektedir.

Bu bağlamda PACE, klasik anlamda bağlayıcı karar alma yetkisine sahip olmamakla birlikte, özellikle insan hakları ihlalleri bağlamında geliştirdiği söylem ve mekanizmalar aracılığıyla üye devletler üzerinde ciddi bir uluslararası baskı oluşturabilen bir “soft law” aktörü olarak değerlendirilmektedir.2

2. Osman Kaval ile ilgili Karar önerisi (Doc. 16389 – 22.06.2026)

a. Osman Kavala’nın Dava Süreci

Osman Kavala, 18 Ekim 2017 tarihinde İstanbul’da gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştır. Kendisine yöneltilen suçlamalar, 2013 Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü ile ilişkilendirilmiştir.

Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuş ve neticede AİHS m. 5 (özgürlük ve güvenlik hakkı) AİHS m. 18 (hakların kötüye kullanılması yasağı) ihlallerini tespit etmiş ve özellikle tutukluluğun “siyasi amaçla kullanıldığı” sonucuna ulaşmıştır. Ayrıca Mahkeme, nadir görülen bir şekilde derhal tahliye çağrısında bulunmuştur.3 Buna rağmen başvurucu serbest bırakılmamıştır.

Türkiye’nin 2019 tarihli kararı uygulamaması üzerine, Committee of Ministers of the Council of Europe (Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi) tarafından AİHS m. 46/4 kapsamında ihlal prosedürü başlatılmıştır.

Bu süreç sonucunda 11 Temmuz 2022 Mahkeme, Türkiye’nin: AİHS m. 46/1 (kararlara uyma yükümlülüğü) hükmünü ihlal ettiğine karar vermiştir.4

Bu karar, AİHM tarihinde son derece nadir görülen bir durumdur. Türkiye´nin mahkeme kararına açıkça direnç gösterdiğinin tespiti anlamına gelmektedir.

b. Karar Önerisi (Doc. 16389)

Karar önerisinin icerigine bakacak olursak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala ile ilgili iki kararında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesini ihlal ettiğini tespit ettigine vurgu yapılmıştır.

Kavala hakkındaki yargılamaların onu susturmak amacıyla ceza adaleti sisteminin kötüye kullanılması anlamına geldiğini göstermektedir. Bu durum, tıpkı Selahattin Demirtaş davasında da görülmüştür.

Karar önerisinde ayrıca Yalçınkaya – Türkiye davasına değinilmiştir. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün yok olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Sözleşme’nin 7. maddesiyle güvence altına alınan “kanunsuz suç olmaz” ilkesinin sistemli ve yaygın bir şekilde ihlal edildiğine hükmettiğini, ayrıca bu ihlalin, Mahkeme önünde bekleyen 8.000’den fazla davayı ve Türk mahkemeleri önündeki 100.000’den fazla davayı ilgilendirdiği belirtilmiştir.

Bakanlar Komitesi tarafından başlatılan ihlal prosedürünü takip eden kararlar da dahil olmak üzere, Mahkeme’nin 2019 ve 2022 tarihli kararlarına rağmen Osman Kavala halen parmaklıklar ardında tutulmaktadır.

Karar önerisinde farklı davalardan örnekler verilip ihlallerin sistematik ve yaygın yapıldığı vurgulanmıştır.
Parlamenter Meclisi, 2518 (2023) sayılı Kararında, “bu gerçekten istisnai davanın Sözleşme sisteminin temellerini bir bütün olarak sarstığını” belirterek Osman Kavala’nın serbest bırakılması için kesin bir çağrıda bulunmuştur.

Karar önerisinde Osman Kavala’nın davasıyla ilgilenen Türk savcılar, hâkimler ve diğer yetkililer, yasaların kötüye kullanılması yoluyla onun hukuka aykırı şekilde tutuklu kalmasından müştereken sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

Karar önerisini veren vekiller Avrupa Konseyi üye ve gözlemci devletleri ile Avrupa Birliği’ne, Osman Kavala’nın hürriyetinden hukuka aykırı ve keyfi bir şekilde yoksun bırakılmasından sorumlu olan savcı ve hâkimler de dahil olmak üzere ilgili yetkililere karşı “Magnitsky yasalarını” veya benzeri yasal araçları kullanarak hedef odaklı yaptırımlar uygulamaları çağrısında bulunulması gerektiğini beyan etmişlerdir.

Bu belge ile ayrıca Türkiye’deki hakimler, savcılar ve ilgili yetkililere bireysel yaptırım uygulanması çağrısı da yapılmaktadır.

3. Yaptırımlar

Avrupa insan hakları koruma rejimi, devletlerin uluslararası yükümlülüklerine sadakati üzerine inşa edilmiştir. Bu sistemin merkezinde yer alan European Court of Human Rights kararlarının bağlayıcılığı, yalnızca normatif değil aynı zamanda yapısal bir gerekliliktir. Bununla birlikte, bazı üye devletlerin bu kararlara sistematik biçimde uymaması, sistemin etkinliğini tartışmalı hale getirmektedir.

PACE doğrudan bağlayıcı yasalar çıkarmaz; ancak üye devletlere siyasi baskı oluşturur. Karar ve tavsiyelerle uluslararası kamuoyu yönlendirir. Avrupa Konseyi mekanizmalarını harekete geçirebilir. Üye ülkelerin oy haklarını askıya alma, temsil yetkilerini sınırlama gibi dolaylı yaptırımları tetikleyebilir.

En önemlisi ise “Naming and shaming” (teşhir etme) gücü çok yüksektir.

Avrupa insan hakları sisteminin en temel dayanağı, üye devletlerin mahkeme kararlarına uyma yükümlülüğüdür. Ancak Türkiye’de Osman Kavala davası, bu sistemin işleyişini doğrudan tartışmaya açan sembolik bir örnek haline gelmiştir. Parliamentary Assembly of the Council of Europe tarafından sunulan son tasarı, yalnızca bir ihlal tespitiyle yetinmeyip, sorumlulara yönelik bireysel yaptırımları gündeme getirmesi bakımından yeni bir aşamayı temsil etmektedir

a. Magnitsky Yasaları

Magnitsky yasaları, dünya genelinde ciddi insan hakları ihlalleri ve yolsuzluklara karışan bireylere veya kurumlara karşı uygulanan kişiye özel yaptırım düzenlemeleridir. İlk olarak 2012 yılında ABD’de sadece Rus bürokratları hedef alarak başlamış, ancak 2016’da çıkarılan Küresel Magnitsky Yasası ile kapsamı tüm dünyadaki hak ihlalcilerini kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Bu yasaya dayanılarak kara listeye alınan kişilere yönelik genellikle şu iki ana yaptırım uygulanır:

  • Mal Varlığı Dondurma: Kişinin ilgili ülkedeki banka hesaplarına ve mülklerine el konulması.
  • Vize Yasağı: Kişinin o ülkeye girişinin engellenmesi ve varsa mevcut vizelerinin iptal edilmesi.

ABD´nin ardından Kanada, İngiltere ve Avrupa Birliği gibi yapı ve ülkeler de kendi “Magnitsky tipi” yaptırım rejimlerini oluşturmuşlardır.

Bu yasalar, devletleri doğrudan hedef almak yerine suç işlediği iddia edilen bireyleri ve yetkilileri şahsen cezalandırmayı amaçladığı için modern diplomaside güçlü bir araç olarak kabul edilir.

b. Magnitsky Yasalarının Amaçları

Magnitsky yasaları bireysel sorumluluğu öne çıkarmayı amaçlar. Devlet yerine hakimler, savcılar ve yetkili diğer kamu görevlileri hedef alınmaktadır.

İhlallerin engellenmesi için devlet sorumluluğundan bireysel sorumluluğa geçişin mümkün olduğuna dikkat çekilmektedir. İhlalleri gerçekleştiren kamu görevlilerinin devlet gücünün arkasına sığınmaları ve sorumsuzca hareket etmeleri engellenmeye çalışılmaktadır.

Bir diğer amaç ise caydırıcılık yaratmaktır. AİHM kararlarını uygulamamanın kişisel sonuçlar da doğurduğu gösterilmek istenmektedir.

c. Kamu Görevlilerini Bekleyen Müeyyideler

Osman Kavala hakkında verilen kararların uygulanmaması, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda Avrupa insan hakları rejiminin bütününe yönelik bir meydan okuma olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Parliamentary Assembly of the Council of Europe tarafından sunulan son tasarı, bu soruna klasik devlet sorumluluğu yaklaşımının ötesinde bir çözüm önermektedir.

Karar önerisinin temel önemli amacı ortaya çıkan ihlallerin yalnızca devlete atfedilmesiyle yetinmeyip, sürece dahil olan bireysel aktörlerin sorumluluğunu görünür kılmaktır.

Tasarı kabul edilip uygulanırsa, yargı mensupları ve ilgili kamu görevlilerine karşı şu yaptırımlar gündeme gelebilir:

  • 👉 AB ülkelerine giriş yasağı
  • 👉 Banka hesaplarının dondurulması
  • 👉 Uluslararası finans sistemine erişimin sınırlanması
  • 👉 Uluslararası hukuk çevrelerinden dışlanma
  • 👉 Akademik ve mesleki platformlara erişim kısıtları
  • 👉 Hukukun kötüye kullanılması etiketi
  • 👉 Kariyer üzerinde kalıcı etki

Bu yaptırımlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygulanmamasın yalnızca diplomatik tepki değil somut ve kişisel sonuçlar doğurabiliceğini göstermektedir.

4. Sonuç

Bu karar önerisi, Avrupa insan hakları sisteminde ülkeler ve yetkili kamu görevlileri aleyhine önemli bir kırılmaya işaret etmektedir. Daha önce devletlerin sorumluluğu tartışılırken, artık bireylerin –özellikle yargı mensuplarının– doğrudan hedef alınması söz konusudur. Bu haliyle Osman Kavala davası, Türkiye için bir hukuk sınavı haline gelmiş durumdadır.

Eğer bu yaklaşım yaygınlaşırsa, sadece Türkiye değil, tüm Council of Europe üyeleri için yeni bir dönemin kapısı aralanabilir.

  1. Council of Europe, Statute of the Council of Europe, 5 May 1949; ayrıca bkz. PACE, Rules of Procedure. ↩︎
  2. “Soft law” (Yumuşak Hukuk/Esnek Hukuk), uluslararası hukukta hukuken doğrudan bağlayıcı olmayan, ancak devletlerin davranışlarını şekillendiren, standartlar belirleyen ve tavsiye niteliği taşıyan kurallar, ilkeler veya belgeler bütünüdür. ↩︎
  3. Kavala v. Türkiye, Başvuru No: 28749/18, 10 Aralık 2019 ↩︎
  4. Kavala v. Turkey infringement judgment, 11 Temmuz 2022 ↩︎
Hukuk Çalışma Grubu

Bu hafta popüler

“Terörist”, “Fetöcü” Gibi İbareler Kullanmanın Getirisi ve Götürüsü

Belki de dünya tarihinde ilk kez bu kadar kolay...

Almanya Bavyera Bölge İdare Mahkemesince Verilen Kararın İncelemesi

Türk Kökenli Bir Askerin Ordudan İlişiğinin Kesilmesi Sonrasında Almanya...

AİHM/YALÇINKAYA KARARINA KARŞI KAYSERİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN ALTERNATİFİ VAR MI?

Bilindiği üzere AİHM Büyük Daire Yalçınkaya kararıyla ByLock dahil, örgüt üyeliğiyle ilgili tüm davalarda kullanılabilecek argümanları belirledi ve kasıt unsuru açısından tüm dosyaların hak ihlali mahiyetinde olduğunu ortaya koydu.

Karşılaştığınız Hukuki Soruna Karşı Ne Yapacağınız Bilmiyor Musunuz?

Sitemizin Soru-Cevap kısmında, sizlerden gelen ve sıkça sorulan, birçok kişiye...

Son Yorumlar

Forumda neler oluyor?

Benzer Yazılar

5 1 vote
Yazıyı Puanla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Popüler Kategoriler